2013 Roja Şanoyê a Cîhanê
Peyama Dario Fo
Araf - di navbera du welatan de-NUÇE TV
'Araf - di navbera du welatan de'
Theodora Kürt Tiyatrosu'nda
Etkin Haber Ajansı
Daf/Kapan bayramda kuruluyor
Daf/Kapan bayramda kuruluyor
Taksim'e 'Kapan' Kuruluyor!
Taksim'e 'Kapan' Kuruluyor!
Kürtçe oyun ‘Araf’ büyük Ödüle aday
ANF-TARAF-BİRGÜN-KURDSHOW-GÜNLÜK-AKNEWS-TİYATRONLİNE-
Araf “Musa Anter’in Hayatı” Keferze Derneğin'de
TİYATRO AVESTA
Araf Rengahenk Sanat Evi’nde
Araf Rengahenk Sanat Evi’nde
BİR DİLİN ÖLÜMÜ SAHNEDE
‘Mirina Zimanekî’ Muammer Karaca Tiyatrosu’nda (ANF NEWS AGENCY)
Tiyatro Avesta Kürtçe oyunla varoşlarda
Rojnivîska Dînekî/Bir Delinin Güncesi
Araf yasaklandı (taraf)
Tiyatro Avesta’nın Araf’ı İzmir’de “araf”ta kaldı(taraf)
AYDIN ORAK ile söyleşi
Shakespeare Kürt olsaydı katledilirdi!
Tiyatro Avesta Kürtçe Islık Çalıyor(Bianet)
Tiyatro Avesta Kürtçe Islık Çalıyor(Bianet)
Apê Mûsa bi ‘Araf’ê li Swêdê ye
Apê Mûsa bi ‘Araf’ê li Swêdê ye

Oyunlarımız

 

  

OYUNLARIMIZ - LÎSTIKÊN ME

 

Daf/Kapan: Bir sınırda dünyanın herhangi iki askeri; nöbet esnasında birbirleriyle çatışmaları- tartışmaları, mayın ve ölümlerle bir sınır sendromuna dönüşüyor. Korudukları anlamsız bir sınır. Başkaları için kurdukları bir kapan. Bu kapanın zaman ilerledikçe zihinlerindeki kapan olduğunu fark etmeleri ve bu dönüşümün usulca yayılması, içine sürüklendikleri bir büyük yalana eviriliyor. Onlar tahakküm kuran kişi veya sistemlerin hiçbir zaman özgür olamayacaklarını anlamayacak kadar gözü kara ve öfke dolular. Onlar ellerindeki silaha, korudukları sınıra, girdikleri zihinsel kapana alıştıkça yabancılaşır, yabancılaştıkça alışırlar. Şiddetin sıradanlaştığı, ölümün basitleştiği, bireyin elinde silahla vahşileştiği an mazlumun hiçleştiği andır! Bireyin bireye, zihnine koyduğu ve hapsolduğu sınır/kapan metaforunun parçalanma eylemidir Daf  oyunu.  İnsan var oldukça kendine sınırlar çizip aidiyet duygusuyla çevresindeki her şeyi sahiplenip paylaşım yoluna gider. Bu uğurda ölümüne bir savaşıma girer. Kendine ait olana sıkıca sarılmakla kalmayıp, etrafında var olan ona ait olmayan politik bir işgalin anlamsızlığı içindedir. İki farklı, ama aynı olan Apol ve Miran adlı askerin toprak paylaşımı, işgal, sınır ve ölümün kapanından kurtulmaları kolay olmayacaktır. Kurtuluş sandıkları bir büyük planın/kapanın vazgeçilmez son olduğunu ve bu döngünün ölüme gebe olduğunu görmeleri/anlamaları geç olacaktır.

 

Mirina Zimanekî / Bir Dilin Ölümü: Dağ Dili- Harold Pinter : Dağ Dili. Olduğu gibi Kürtçe yasağını imlemektedir. Bilinmez bir ülkede yaşayan, Dağ'lı bir ana tutuklu oğluyla görüşme sırasında kendi ana dilinden başka bir dili 'bilmediği' için konuşamaz. Görüşme sırasında kendi dilinde ancak, 'Ekmek getirdim', 'Elma getirdim' diyebilmiştir. Gardiyan'ın sertliğine maruz kalır. Sonra da ölür."Dinleyin şimdi. Sizler dağdan geldiniz. Dinliyor musunuz beni? Sizin diliniz yok, ölmüş. Yasak. Burada sizin dağlı dille konuşma izni yok. Kendi adamlarınızla kendi dilinizle konuşma yok. Yasak.Anlaşıldı mı? Konuşamazsınız kendi dilinizle. Kanunen yasak. Resmi dil neyse onu konuşursunuz. Burada bir tek o dile izin var. Kendi dağlı dilinizle konuşmaya kalkarsanız, çok fena ceza yersiniz. Askeri emir böyle. Kanun. Sizin dil yasak. Ölmüş, yok. O dilden konuşma izni yok. Sizin dil diye bir şey yok artık. Var mı diyeceği olan?"  

Bir Yiğidin Ölümü-Mehmed Uzun: Mehmed Uzun’un gerçek bir olaydan esinlendiği “Bir Yiğidin Ölümü” adlı uzun şiirinde yiğitlik destanı olarak gerçekliğini koruyor. Bütün savaşçı kültürlerde ortak olan yiğitlik teması şiirsel bir dille öykü ile kurgulanarak anlatılmıştır. Aynı zamanda Kürtçe’nin kelimeleri ile zenginliğinin sergilenmesi açısından şiir başarılı çizgisini koruyor. “Yiğitlik… Ölüm... Aşk... Ana Sevgisi... İhanet… Kahramanlık… Dünya… Baba… Kardeş… Yokluk… Çocukluk… Arkadaş… Türkü… Dağlar…” gibi temaların içerisinde olduğu “Bir Yiğidin Ölümü” adlı şiir, askerlerin kuşatması altında sıkışıp kalan beş militanın hikâyesini anlatıyor. 

Nivîskar / Yazar /Playwrieght MEHMED UZUN & HAROLD PÎNTER Werger / Çeviri / Translation MEHMED UZUN Derhêner /Yöneten / Director AYDIN ORAK Alîkarê Derhêner / Asistan / Assistantsof Director SAÎT KULEN Ronahî / Işık / Light AHMET ÇAY Muzîk / Music CIWAN HACO Kostum/Costume SEZGÎN AYDIN Plastîk Makyaj SONER CANER Wêne / Fotoğraf / Photo METÎN DAĞ Resm / Resim / Picture AHMET KARABULAK Afîş / Poster ÎDRÎS BARIŞ Lîstikvan / Oyuncu / Cast BÎLAL BULUT, ŞENGÜL OZDEMÎR, PERÎHAN ADALMIŞ, AYDIN ORAK

                                                                                                                                              Araf/İki Ülke Arasında: Tiyatro Avesta olarak dört aylık bir provadan sonra beş kişilik oyun kadrosuyla “Araf / İki Ülke Arasında” adlı oyunumuzu çıkardık. Titiz bir araştırma ve yoğun çalışmayla, Kürt bilgesi Musa Anter’in yaşam öyküsünü “Belgesel Tiyatro” tarzıyla sahneye koyduk. Oyunda Musa Anter’in gerçek görüntüleri ve resimleri kullanıldı.  Oyunu Cihan Şan kaleme aldı. Aydın Orak yönetip oynadı. Ahmet Çay oyunun ışığını, Efkan Şeşen müziğini, Özgün Yarar efektini, Bilal Bulut, Aram Dıldar, Necla Özay asistanlığını, Hüseyin Karabey video yönetmenliğini, Cenk Örtülü montajını, Filiz Çağın afiş tasarımını ve Turgay Tanülkü ise proje danışmanlığını yaptı. “Araf / İki Ülke Arasında” adlı oyunumuzu İstanbul İsveç Başkonsolosluğu’nun katkılarıyla 20 Eylül 2008’de Mardin’in Nusaybin ilçesinde sahneleyip, gala gösterimini gerçekleştirdik.  

Nivîskar / Yazar / Playwright CÎHAN ŞAN Derhêner /Yöneten / Director AYDIN ORAK Şêwirmendê Projeyê / Proje Danışmanı / Project Adviser TURGAY TANÜLKÜ Alîkarê Derhêner/ Asistanlar / Director’s Assistant BÎLAL BULUT, ARAM DILDAR Muzîk/Music EFKAN ŞEŞEN Dekor-Ronahî/ Işık / Light AHMET ÇAY Efekt ÖZGÜN YARAR Derhênerê Vîdeoyê / Video Yönetmeni / Video Director HÜSEYİN KARABEY Montaj / Montage CENK ÖRTÜLÜ Lîstikvan / Oyuncu / Cast AYDIN ORAK

                                                                                                                                               Ne Gara Yî / Sen Gara Değilsin: Mehmet Dicle'nin Kürtçeye çevirdiği Aziz Nesin'in ‘Sen Gara Değilsin’ oyunu yirminci yüzyılın kahramanlık sıfatları ve ince ironilerle günümüz iktidarlarına eleştirileriyle dikkat çekiyor. Aslında savaş konusunda siyasal, sosyal hiçbir bilgisi olmayan Gara, ortalıkta dolaşan söylentiler yüzünden halk tarafından kahraman ilan edilir ve doğduğu kent olan Yuntabur’a heykeli dikilir. Dönemin politikacıları ise Gara’nın bu asılsız kahramanlığını kullanarak yönetici olurlar. Gara ile birlikte “gerçek” de öldürülür. Başta İstanbul, 4. Batman-Hasankeyf Kültür Sanat Festivali ve 12. Ankara Uluslararası Tiyatro Festivali olmak üzere birçok yerde sahnelendi. Aziz Nesin’in yazdığı ve İstanbul Devlet Tiyatroları Sanatçısı Turgay Tanülkü’nün yönettiği oyunda; Aydın Orak, Ömer Şahin ve Remzi Pamukçu rol alıyor.

Nivîskar/Yazar/ Writer: Aziz Nesin Werger/Çeviri/Translation: Mehmet Dicle Derhêner/Yönetmen/Director: Turgay Tanülkü Alîkarên Derhêner/Yön. Yard./ Director’s Assistant: Tayfur Aydın, Bilal Bulut Kostum/Costume: Senem Sinem Dekor-Aksesuar/ Decoration: Sedat Barış, Güzin Kuş Muzîk/Music: Ahmet Tabar Ronahî/Işık/ Light: Ahmet Çay Fotograf: Mehmet Yeşilmen Afiş: İdris Barış Lîstikvan/Oyuncu/ Actor: Aydın Orak, Remzi Pamukçu, Ömer Şahin 

                                                                                                                                   Rojnivîska Dînekî/Bir Delinin Güncesi: Oyun, tekdüze ve sıkıcı iş yüzünden bunalan bir memuru konu alıyor. Büyüklük kuruntusuyla avunmaya çalışan memur, sonunda akıl hastanesine kapatılır. Kalem memuru olan Aksentiy İvanoviç’in sınıfsal dengeyi sorgulaması sonucu ve  “Ben niye kalem memuruyum?” sorusuyla psikolojik travma geçirip kendini İspanya kralı sanmasıyla tımarhanede bulur kendini. Oyun, Bürokrasi ve hiyerarşik çelişkilerinin en alt tabakasında ezilen bir kalem memurunun trajik-komik durumu anlatılıyor. İlk kez Kürtçeye uyarlanan Bir Delinin Güncesi “Rojnivîska Dînekî” adlı oyun, daha önce 10. Ankara Uluslararası Tiyatro Festivali olmak üzere İstanbul, Diyarbakır, Mersin, Mardin, Urfa, Batman, Erbil ve daha birçok yerde sahnelendi. Ünlü Rus yazar Nikolay Gogol’un yazdığı oyunu Aydın Orak Kürtçeye çevirdi. Cihan Şan’ın yönettiği tek kişilik oyunda Aydın Orak rol alıyor. 

Nivîskar/Yazar/ Writer: Gogol   Werger/Çeviri/Translation: Aydın Orak  Derhêner/Yönetmen/Director: Cihan Şan    Alîkarê Derhêner/Yön. Yard./ Director’s Assistant: Remzi Pamukçu   Kostum/Costume: Senem Sinem   Dekor/ Decoration: Cihan Şan Muzîk/Music: Özgün Yarar   Ronahî/Işık/ Light: Ahmet Çay   Lîstikvan/Oyuncu/ Actor: Aydın Orak